13:04:05
Millet olarak en çok, 'kolesterolümüzün yüksekliğinden'
şikayetçiyiz. Kolesterolü düşük tutmanın yolu ise bilinçli bir diyetten
geçiyor. Diyette posalı besinlere bol miktarda yer verilmesi, meyve-sebzenin
daha çok tüketilmesi ve kızartmadan uzak durulması öneriliyor.
Acıbadem Hastanesi Kadıköy Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül
Sangu, muhabirine yaptığı açıklamada,
kolesterolün, hayvansal besinlerde ve tüm hücrelerde bulunan mum yapısında yağa
benzer bir madde olduğunu belirterek, "Kolesterol hepimizin vücudunda
bulunur. Hem vücudumuzda üretilir hem de dışarıdan hayvansal besinlerle
alınır" dedi.
Kolesterolün, vücuda 'LDL' olarak bilinen düşük dansiteli
lipoproteinler ile taşındığını vurgulayan Sangu, "LDL, kolesterolden en
zengin lipoproteindir ve kötü kolesterol olarak bilinir. Normalde dokulara
hücre zarı yapımı için gerekli kolesterolü taşır fakat fazlası damar
duvarlarında kolesterol birikmesine neden olur. Bu da kalp Zayıflamaları
riskleri açısından önemlidir. Kolesterol ayrıca, vücudumuzda HDL olarak
bildiğimiz yüksek dansiteli lipoproteinler ile taşınır. Bu, iyi kolesterol
olarak bilinir. HDL, dokularda biriken kolesterolü toplayarak parçalanmak üzere
karaciğere taşır. Bu sebeple LDL kolesterolün düşürülüp HDL kolesterolünün
arttırılması, kolesterol düşürücü diyette hedef alınmaktadır" diye mevzuştu.
ZEYTİNYAĞI TÜKETİMİNDE SINIR YOK
Diyez Uzmanı Sangu, zeytinyağının, kolesterolü düşürdüğü
için sınırsız olarak tüketilmesinde sakınca bulunmadığını ifade ederek,
"Günlük alınan enerjinin yüzde 25-30'u yağlardan gelmeli. Bu yağların da
yaklaşık yüzde 7-10'u doymuş, yüzde 10'u tekli doymamış, yüzde 10-15'i çoklu
doymamış yağ asitlerinden karşılanmalı. Zeytinyağı tekli doymamış yağ asidi
olduğu için mutlaka diyette yer verilmeli fakat çoklu doymamış yağ asitlerini
unutmamak kaydıyla. Bunun dışında günlük yağ ihtiyacı için zeytinyağı (yerine
fındık yağı) ile birlikte mısırözü yağını (veya yerine soya veya ayçiçek yağı)
eşit oranda karıştırıp yemeklerde ve salatalarda bu yağ karışımı
kullanılmalı" dedi.
Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, kalp sağlığı
açısından değerli yağ asitlerine sahip olduğundan beslenmede yer verilmesi
gerektiğini kaydeden Sangu, "Ancak, yağlı tohumların yağ içeriğinin yüksek
olması nedeniyle fazla miktarlarda tüketilmesi kan kolesterol oranını
düşürmüyor. Günlük 6-8 adet fındık veya 2 adet ceviz yeterli" diye mevzuştu.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu, süt ve süt
ürünlerinin sıhhat açısından, diğer besin gruplarından farklı olarak tüm besin
öğelerini içerdiğini hatırlatarak, "Bu sebeple, doymuş yağ oranı yüksek bu
besinlere mutlaka günlük beslenmede sınırlı olarak yer verilmeli. Bu
besinlerdeki görünmeyen doymuş yağları azaltmak için süt, peynir ve yoğurdu az
yağlı veya yağsız olarak tercih edilmeli" dedi.
Tavuk ve balığın da kırmızı et gibi hayvansal yemeklar
kapsamına girdiğini anlatan Sangu, "Bu grup besinler belirli miktarlarda
kolesterol içeriyorlar. Bu nedenle hiç bir hayvansal besin sınırsız yenilemez.
Önemli olan, bu besinlerin yenilme sıklığı ve miktarı. Yağsız kırmızı et
haftada 1-2 kez olmak üzere ortalama 100 gr kadar tüketilmeli" diye mevzuştu.
YUMURTANIN FAZLASI ZARARLI
Diyez Uzmanı Sangu, bir büyük yumurtanın 213-220 mg
kolesterol içerdiğini belirterek, "Haftada 1-2 kez haşlanmış 1 yumurtanın
1 kibrit kutusu beyaz peynir yerine yenmesi yararlı kabul ediliyor. Yumurta haşlanmış,
yağsız tavada omlet veya bol sebzeli menemen şeklinde tercih edilebilir. Dikkat
etmeniz gereken, o hafta diğer besinlerin içerisinde yumurta almamak"
dedi.
Kolesterol düşürücü diyet uygulanırken dikkat edilmesi
gereken önemli noktayı, 'posalı besinlerin arttırılması' olarak açıklayan
Sangu, "Yulaf, arpa, pirinç kabuğunda bulunan posanın karaciğerde
kolesterol sentezini engelleyerek kan kolesterolünün düşürülmesinde etkili
olduğu kanıtlandı. Posa, kolesterolün vücuttan atılmasına yardımcı olduğu için
daha çok tüketmeliyiz" diye mevzuştu.
Diyet Uzmanı Şengül Sangu, meyve, sebze ve salatanın daha
çok tüketilmesini, beyaz ekmek yerine kepekli, çavdar veya yulaf ekmeğinin
tercih edilmesi gerektiğini bildirdi. Sangu şöyle dedi:
"Kabukları ile yenebilen meyveleri kabuğuyla birlikte
tüketmeli, meyve suları yerine meyvenin kendisi yenmeli, pirinç pilavı yerine
bulgur pilavını tercih etmeli, aynı zamanda protein içeriği yüksek kuru
baklagillere beslenmemizde haftada 2-3 kez yer vermeliyiz. Tatlı tüketmek
istediğinizde, ağır hamur tatlıları yerine protein ve kalsiyum içeriği yüksek
sütlü tatlıları haftada 1-2 gün tercih edebilirsiniz. Kilo fazlanız varsa sofra
şekerini kullanmayıp, içeceklerinizi şekersiz veya tatlandırıcı kullanarak
tercih etmelisiniz."
Sindikasyon
Bu yazı için daha Yorum yok...