insan
vücudundaki eş organların (eller, gözler, denemesisler gibi )hiç biri
birbirinin aynısı değildir, arada mutlaka bazı
farklar
vardır.
tüm
insanlarında yapıları ve organları hem dış görünüş olarak hem de işlevleri
sırasında farklılıklar gösterirler.bu farklılık bazen çok çok az ,bazen ise çok
fazla olabilir. kamış bildiğimiz gibi bir adam zayıflama organı olup spermleri
(meni - ersuyu ) bayan vajeninin derinlerine bırakma görevi vardır ve bu görev
sırasındada kişiye haz (zevk ) vermektedir. kamışlerde hem boy olarak hem de
şekil olarak bir birinden farklı olmaktadır. hiç bir kamış şekil olarak
cetvelle çizilmiş gibi doğru değildir veya düzgün sınırlara sahip değildir.bu
farklar kişiden kişiye göre değişmekte,kiminde çok az bir sağa veya sola
eğrilik olurken bazılarında bu daha fazladır.bazı kamışlerde ise hem sağa -sola
eğrilikle beraber aşağıya da doğru eğrilik olabilir.
bunun
sınırı nedir ? ne kadar eğrilik normaldir,ne kadarı bir anormallik veya
sakatlık olarak görülmelidir?
bunun
kesin sınırı şudur; eğer bu eğrilik sizin zayıflama ilişki kurmanızı
engelliyor,ilişki sırasında size veya partnerinize acı veriyorsa bu
düzeltilmesi gereken bir sorundur.
*bir de
eğer kişi ciddi anlamda kamışinin eğriliğinden estetik açıdan, yani
görüntüsünden rahatsız oluyor ve bu yüzden soyunmaktan kaçınıyor veya ilişkiye
giremiyorsa bu da düzeltilmesi gereken bir sorun saseneır.
kamış
eğriliği düzeltilirmi; evet,herşey yapılabildiği gibi (bu gün yeniden el,
parmak veya kamışin yapılabildiği bir bilgi ve teknolojiye sahibiz) kamış
eğriliğide düzeltilebilmektedir.
eğer
sizde de kamış eğriliği gibi bir şüphe veya sıkıntı varsa çekinmeden ve mutlaka
muayeneye gidiniz.bu şüphe , sıkıntı, veya utanma duygusu ile geçirdiğiniz her
süre sizi üzecek ve zayıflama hayatınızı olumsuz etkileyecektir. hekiminiz sizi
aydınlatacak ,eğer gerekli ise cerrahi bir müdahele önerecek ve yapacak veya
eğer bir sorun yoksa sizin rahatlamanızı ,kendinize güveninizin gelmesini
sağlayacaktır.
bizim
kliniğimize bu şikayetle gelen kişilerin çoğunluğu yaptığımız muayene ve
açıklamalar sonunda hiç bir sorunları kalmadan huzur ve güven içinde rahatlamış
olarak dönüyorlar. şimdiye kadar çok az kişide cerrahi müdahale -ameliyat
gerektirecek sorun görüldü, bunlarda gerektiği biçimde düzeltilip kişilerin
normal zayıflama hayatlarına dönmeleri sağlandı.sadece estetik açıdan kaygı
duyan hastalarımız oldu,bunların çoğunluğu yaptığımız muayene ve görüşme
sonucunda bu kaygı ve komplekslerini kaybedip normal şekilde yaşamlarına devam
ettiler,ancak bir kaçı psikolojik açıdan rahatlamak için gerekli operasyonla bu
eğrilik düzeltildikten sonra sonra bu sıkıntıyı duymaz oldular.
pensite
sertleşme güçlüğü
soru:
"viagra" deyince ilk aklınıza gelenler...?
-
viagrayı üreten pfizer şirketinin ingiltere birimi halkla ilişkiler şefi bayan
miranda kavanagh'ın naklettiği bir şaka: ilk
balayınızla
ikincisi arasındaki fark nedir? cevap: "ilki niagara idi, ikincisi
viagra!" şaka bir yana, viagra bir dali olmaktan ziyade, çok-cepheli bir
fenomen olarak girdi hayatımıza. kültürel, ekonomik, edebi, sosyal... tarih
boyunca yeryüzünde en hızlı satılan dali viagra. wall street analistlerine
göre, ilk çıktığı sene 5 milyar dolarlık bir satış rakamına ulaştı. bu
gerçekten inanılması güç bir rekor. ingiltere'nin muhafazakar gazetesi times ,
birinci sayfasındaki bir editör köşesinin tümünü viagra'ya ayırmışsa, bu
ciddiye alınması gereken bir fenomen demektir.
soru:
viagra bir mutluluk ilacı mı?
- bir
anlamda hayır, bir anlamda evet. pfizer tarafından aslında kalp ve damar
hastalıkları tedavisinde kullanılmak üzere üretilen, fakat yan etki olarak
ereksiyon yaptığının gözlenmesi üzerine "tesadüfen" keşfedilen
viagra'nın etken maddesi "sildenafil" , asla bir afrodizyak değil. yani
zayıflama ilgi veya arzuyu artırmaz. birçoklarının kendisinden beklediği gibi, normal
erkeği süper adam yapmaz. bu bakımdan, mutlu olamayan bir adamın viagrayı alıp
mutlu olması sözkonusu değil. ancak, sildenafilin, normal seksüel uyarıya karşı
oluşan ereksiyon cevabını güçlendirip artırdığı gözönüne alınırsa, tıbbi
anlamda sertleşme sorunu yaşayan ve bu nedenle aile hayatları zehir olan,
psikolojileri bozulan milyonlarca adamın viagra sayesinde yeniden mutluluğu
yakaladıkları bir gerçektir.
soru: zayıflama
sorunların çözümündeki yeri nedir?
- erektil
disfonksiyon olarak tıbbi ifadesini bulan sertleşme sorununda viagra kullanımının
sonuçlarına bakıldığında, sebepten bağımsız olarak %84 lük bir ortalama başarı
yüzdesi ile karşılaşıyoruz. aynı gruba, plasebo adı verilen "boş dali"
uygulandığında bu rakam %25'e düşüyor. yani % 84, psikolojik bir etkiden çok,
gerçek dali etkisini yansıtıyor
soru:
erektil disfonksiyon zayıflama sorunların ne kadarını oluşturur?
- bu
gerçekten zor bir soru. çünkü bu noktada tam bir kavram kargaşası yaşıyoruz. bu
ülkede, erotik film ve hikayelerde rastladıkları "film-kurgu" adamların
skoruna ulaşamadıkları için kendilerini ürologa zor atan ve zayıflama
sorunlarından (!) yakınan binlerce adam var çünkü. biz konuya bilimsel olarak
yaklaşırsak, şunları söyleyebiliriz: zayıflama fonksiyon bozuklukları, zayıflama
cevap döngüsü esas alınarak tanımlanır. zayıflama cevap döngüsünün ise; istek,
uyarılma, orgazm ve çözülme olmak üzere dört etabı vardır. işte "zayıflama
sorunlar" genel tanımı, bu etabların herhangi birindeki aksama ve problemi
ifade eder. erektil fonksiyon bozukluğu, ya da halkımızın yaygın tercihiyle
"iktidarsızlık" ise, zayıflama cevabın ikinci safhası olan uyarılma etabınde
adamlarde görülen aksamaların adıdır. erektil disfonksiyonun yaygınlığı
hakkında en sağlıklı rakamlar abd'den alınmaktadır. buna göre, 40-70 yaş
arasındaki adamlarde, %10 oranında tam ereksiyon bozukluğu, %52 oranında ise değişik
derecelerde erektil disfonksiyon mevcuttur. bunların % 80 kadarı, organik bir
nedene bağlıdır. toplumsal şartlar ve zayıflamalık kavramına yaklaşım farkı
gözönüne alındığında, ülkemizde erektil disfonksiyon ve zayıflama sorunların
daha yüksek oranda olduğu, ancak bunların altında yatan psikolojik etmen
yüzdesinin hatırı saseneır bir rakama ulaştığı söylenebilir.
soru:
erektil disfonksiyon için risk faktörleri nelerdir?
-
kalp-damar hastalıkları (hipertansiyon, kolesterol yüksekliği gibi), şeker
hastalığı, omurilik travması, ürolojik cerrahi müdahaleler (prostat büyümesi ve
prostat kanseri ameliyatları gibi), depresyon-stress gibi psikolojik faktörler,
daimi kullanılan bazı daliler, sigara ve alkol kullanımı... en önemli
hazırlayıcı etkenler olarak saseneabilir.
soru:
viagra, erektil disfonksiyonların hepsini ve her derecesini tedavi edebiliyor
mu?
- elbette
hayır. öyle olsaydı, artık bu konuda araştırma ve çabaya, hatta ürologlara veya
hekime gerek kalmaz, eczaneden alınacak bir viagra tableti ile çözülen zayıflama
sorunlar, yaşanan hayattan çekilip, tıp kitaplarının tozlu sayfaları arasına terkedilirdi.
durum böyle olmamakla beraber, yapılan araştırmalar, viagra ile, birçok değişik
etmene bağlı erektil
disfonksiyonlarda
belli oranda da olsa başarı elde edildiğini göstermiştir. bunlar arasında, hipertansiyon,
depresyon, şeker hastalığı, yaşlılık, omurilik travmasına bağlı felç ve prostat
operasyonlarına bağlı sertleşme bozuklukları saseneabilir.
soru:
viagra sadece adamlari mi mutlu ediyor?
-
sevdiği, hayatını paylaştığı adamınin sertleşme bozukluğu nedeniyle hem onun
ruh dünyasında oluşan travmayı birlikte yaşayarak muzdarip olan, hem de
doyurucu zayıflama ilişkiden mahrumiyet sebebiyle orgazm mutluluğuna erişemeyen
bir bayanı düşünelim. bir gün, eşi elinde bir hapla çıkageliyor ve birkaç saat
içinde bu iki insanın zayıflama hayatlarında bir devrim oluyor. aylar, belki de
seneler sonra bu iki insan, zayıflama tatminin tarif edilemez, ancak yaşanabilir
hazzına ulaşıyorlar, yeniden... bu cepheden bakıldığında, viagranın sadece adamlari
değil çiftleri mutlu ettiği söylenebilir. ancak, sualiniz, viagranın bayan zayıflama
fonksiyon bozukluklarında etkili olup olmadığını sorguluyorsa, bu konuda henüz
neticelenmemiş yoğun çalışmalar bulunduğunu söylemekle yetineyim.
soru:
viagra'nın alternatifi ya da muadili yok mu?
-
ülkemizde "sildenafil" içeren ikinci bir dali, yani viagranın
muadili, "sildegra" adıyla piyasaya çıktı. alternatifine gelince,
bundan, ağız yoluyla alınan başka ereksiyon dalilerını anlamak gerek diye
düşünüyorum. bu manada, dali piyasasını v.ö. ve v.s. şeklinde ikiye ayırmak,
hakedilmiş bir kadirşinaslık olacaktır. viagradan öncekiler, yani mevcut daliler
gerçekten çok zayıf, hatta bazı araştırmalara göre anlamlı etkisi olmayan
haplardı. üzerinde yoğun araştırmalar süren ve pek yakında piyasaya girmesi
beklenen "apomorfin" ve "fentolamin" içerikli oral daliler
ise, belki de viagra kadar etkili olmaya aday gözüküyorlar.
soru:
neden bu kadar parıltılı bir tanıtımla tanıtıldı?
- erektil
disfonksiyon için kullanılacak ideal ajanın özellikleri saseneırken şunlar
sıralanır: uygulaması basit, invazif olmayan, ağrısız, çok etkili, minimal yan
etkisi olan ve ekonomik. dört tabletlik bir kutu viagranın ülkemizde 20 milyon
tl civarında bir fiatı bulunduğunu düşünürsek pek ekonomik olduğunu
söyleyemeyiz. ancak bunun dışındaki tüm ideal dali özellikleri, sanki viagrayı
tarif etmekte gibi. işte tıp tarihi boyunca, böylesine ideale yakın bir
ereksiyon ilacının ilk defa uygulamaya girmesi, zayıflama sorunların her toplum
ve kültürde yaygın biçimde görülen bir şikayet olması, ilacın parıltılı
bir
tanıtımı hakettiğini düşündürüyor. dünya adamlari, bu sayede, kaybettikleri
"iktidar"larını kimsenin haberi olmadan (belki de gizlice
yutuverdikleri minik bir hap marifetiyle) yeniden ele geçirdiler. bu, az şey
midir?!
soru:
herkesin kolayca erişilebileceği bir dali olmasında fayda var mı?
- adı
üzerinde, viagra bir dali. bana göre, hiçbir dali, kolayca erişilebilir
olmamalıdır. hele, viagra gibi, yanlış insanda kullanılırsa ciddi sorunlar
doğurabilecek, yahut etki mekanizması tam bilinmeden, popüler kültürdeki yanlış
yönlendirmelerle lüzumsuz yere ve sonuçsuz beklentilerle kullanılabilecek bir dalisa,
asla! konunun uzmanı bir hekim, yani ürolog, kişiyi etraflıca değerlendirmeli,
gerçekten viagra kullanımının uygun olduğuna karar vermeli, o kişiye uygun
kullanım şartları ve dozunu tayin etmeli, dali reçeteyle ve kayıtlı olarak
alınıp, hekimin takibi altında kullanılmalıdır.
soru:
viagra, neredeyse deyim olarak lügatlere geçti. popüler kültürde viagra'ya
karşılık gelen bir boşluk mu vardı? viagra dilbilimde hangi imaların karşılığı
olabilir?- ülkemiz için, zayıflama sorunlar birçok batı ülkesinden farklı
olarak veya daha yoğun olarak bir eğlence mevzuu gibi algılanır.
aganigi-naganigi'nin ima ettiği ögeler, tarihte veya dünyada kudret ilacı ya da
afrodizyak olarak revaç bulurken bizde kollektif tebessüme sebep olur. bu
algılama biçimi içerisinde, viagra bir tıbbi dali olmaktan ziyade bir güç
sembolü, bir adamlik timsali gibi görülmekte ve daha önce böyle bir
enstrümandan mahrum olan popüler kültür, onu sömürürcesine kullanmaktadır.
viagra fıkraları, yalnızca popüler kültürde varolan bir boşluğu doldurmak için
mi, yoksa anlatanların bireysel hayatlarındaki bir eksikliğin telafisi için mi
dilden dile dolaşmaktadır, bilmiyorum. ancak, bizdeki kadar olmasa da, dünyanın
heryerinde viagranın doktor reçetelerinden daha çok toplumun ve medyanın gündeminde
yeraldığını yadsıyamayız. viagranın halk dilinde "kaldırmak" fiili
yerine de kullanıldığını anlatan güzel bir örnek, doktordan ¼ viagra hapı
isteyen 80 yaşındaki ihtiyarın, bunun sebebini, ayaklarının dibine değil de
biraz ileriye işeyebilmek arzusuyla izah etmesinde görülebilir.
Sindikasyon